12 Şubat 2017 Pazar

Tazecik Kitap Yorumu: 1984 - George Orwell


   Geçenlerde Orwell'ı oynamıştım. Dedim bunun üstüne de 1984'ü okuyayım. Okudum, şahane de oldu.

   1984, zıtlıkların bir potada eritilip öğretiye dönüştürüldüğü (savaş barıştır, kölelik özgürlüktür gibi), her yerde insanları gözetleyen tele ekranların olduğu, düşünce polislerinin aykırı insanları buharlaştırdığı, sürekli bir savaş halinde olan bir ülkede yaşayan, nefret ve korku temelli bir toplumu anlatıyor.

   1984 kült bir kitap, duymayan kalmamıştır herhalde. Kitabın konusunu daha fazla anlatmak istemiyorum; konusunu biliyorsanız sizi sıkmamak, bilmiyorsanız da kitabın merak unsurunu bozmamak için.

   Konusundan daha da bahsetmeyecek olsam da, birkaç noktaya değinmek istiyorum. Kurgunun altyapısı gerçekten sağlam. Yazar açık bir nokta bırakmamış. Özellikle kelimelerin yok edilmesi çalışmaları aklımı başımdan aldı. Çünkü bir insandan kelimeleri esirgerseniz, onun düşüncelerini ifade etmesine de engel olmuş olursunuz. Ayrıca, kitabın sonuna da gerçekten bayıldım. Böyle bir kitaba böyle bir son olabilirdi. Orwell adlı oyunun sonu da, bu kitaba yaraşır bir biçimde.

   Kitabın atmosferi şahane. Kasvetli, karanlık, sizi bile her an diken üstünde hissettiren türden. 1984'ü okuyarak gözetlenmeyi, Orwell'ı oynayarak ise gözetlemeyi tatmış oldum.

   Orwell deyip duruyorum ancak oyunun tadını kaçırmak istemem, oynayıp da görmeniz çok daha iyi olacaktır. Steam linkini de şuraya iliştireyim.

   Kitabın çevirisine değinecek olursam da... Bende 1984'ün hem eski hem yeni baskısı vardı. Eski olanın çevirmeni Nuran Akgören'di, yeni olanınsa Celâl Üster. Kitabın orijinalini açtım internetten, bu iki çeviriyi de koydum önüme, bir karşılaştırma yaptım. Gördüğüm kadarıyla Nuran Akgören kelimeleri birebir çevirmiş, Celâl Üster ise cümleleri Türkçeleştirme yoluna gitmiş. İkisinin çevirilerindeki en büyük fark da Yenikonuş/Yenisöylem sözcüklerinde ortaya çıkıyordu sanki.

   Biraz daha inceleyince Nuran Akgören'in çevirisinde bazı kelime eksiklikleri olduğunu fark edip Celâl Üster çevirisini okumakta karar kıldım. Eski basımdaki kelime eksiklikleri belki temel alınan yurtdışı basımından kaynaklanıyordur, emin değilim. Çünkü kitabın can alıcı kısımlarından birinde de önemli bir eksiklik mevcut, ki bu yeni baskıda not olarak düşülmüş.

   Celâl Üster'in çevirisi gayet iyi. Birkaç yerde kelime seçimlerini garipsedim diye hatırlıyorum. Öte yandan onlara çeviri notu koymayıp da ''adıl''a dipnot düşülüp ''zamir'' yazması da tuhaf geldi.

   Kitabın ön sözünden de bahsetmem lâzım. Hayvan Çiftliği'ni okuduğumda maalesef kitaba ön sözden başlamıştım ve kitaba dair her şeyi, hatta kitabın sonunu da öğrenmiştim. Bu sefer öyle bir şeye maruz kalmayayım diye kitabı bitirdikten sonra okumak üzere ön sözü atladım. ''Elinizdeki Çeviriye İlişkin Bir Açıklama'' kısmını ise okuyayım dedim, çünkü yukarıda bahsettiğim üzere hangi çeviriyi okumam gerektiğine karar vermeye çalışıyordum. Ve bilin ne oldu? Esaslı bir spoiler yedim... Pat diye yazıvermişler resmen kitabın sonunu, insan uyarı koyar. İkinciye dilim yandı, sinir oldum. Ayrıca, eğer Hayvan Çiftliği'ni okumadıysanız 1984'ün ön sözünden ciddi spoiler yiyeceksiniz demektir, aman dikkat.

   Kitabın sonunda da Yenisöylem kurallarını açıklayan bir ek bulunmakta. Bu ek kitabın bir parçası. Bir yerlerde ek için çevirmene teşekkür edenlerin yazdıklarını okudum da, bu sebeple ek kısmını ''yazarın'' yazmış olduğunu belirtmek istedim. Zaten çevirmenin bu kadar detaylı bir ek yazabilmesi mümkün değildi, çünkü ekte Yenisöylem'in kurallarından bahsedilmekte. Kitabın başlarında da ''ek'e bakınız'' cinsinden yazarın notu var. Yazar çevirmenin hazırlayacağı eki ne bilsin... Ne takıldım bu konuya yahu, geçiyorum.

   1984 çarpıcı bir konusu ve şahane bir kurgusu olan bir kitap. Neden kült olduğunu anlamak zor değil. Eğer çok bilinen kitaplara dair bir ön yargınız varsa, bu kitap o ön yargıyı kırmak için iyi bir başlangıç olacaktır. İyi okumalar...

Puan: 4,5

2 yorum:

  1. Merhaba
    Benimde okuduğum ilk distopya romanı olması lazım 1984. Kitapta bahsedilen bir poster vardı büyük birader seni izliyor muydu? O zaman okuduğumda hep gözüme Stalin canlanırdı. Yazarın diğer kitabı olan hayvan çiftliğini bu sene okumayı planlıyorum. Önsöz konusunda uyardığın için sağol orayı atlayacağım direk :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)
      Doğru hatırlıyorsunuz, öyle bir poster mevcut. Benim de gözümde hep Uncle Sam canlandı okurken.
      Hayvan Çiftliği için ise, şimdiden iyi okumalar dilerim :)

      Sil