28 Ocak 2014 Salı

Tazecik Kitap Yorumu: Yaşlı Adamın Savaşı - John Scalzi


   Geleceğe hoşgeldiniz! İnsanlar nihayet, yıldızlara ulaşmış bulunmakta. Ne var ki, uzayda yaşamaya uygun gezegenlerin nadir bulunuyor. Daha kötüsü ise, bu gezegenlere elimizi kolumuzu sallayarak yerleşemiyoruz. Çünkü rakiplerimiz var: Başka akıllı canlı formları. Bu sebeple, gezegenleri ele geçirmek için savaşmak zorundayız.

   Koloni Savunma Güçleri'ne yetmiş beş yaşınıza geldiğinizde katılabilirsiniz. Bir daha geri dönmemek üzere Dünya'dan götürülecek ve diğer gezegenlerin ele geçirilmesi için iki sene savaşacaksınız -en iyi ihtimalle iki sene-. Hayatta kalırsanız, bu gezegenlerden birinde yaşamaya hak kazanacaksınız.

   John Perry de, yetmiş beşinci doğum gününde iki şey yapıyor. Önce karısının mezarını ziyaret ediyor. Sonra da, askere yazılıyor.

   Yaşlılar için işin en cazip tarafı, savaşa yetmiş beş yaşlarındaki çökmüş halleriyle katılamayacaklarını bilmeleri. Yeniden genç olmak umuduyla yazılıyorlar askere bir nevi. Peki bu iş nasıl oluyor? Kimse bilmiyor. Anca KSG'ye katılıp, kendiniz öğreneceksiniz.

   John Perry, askere yazılıyor yazılmasına, ancak neye bulaştığının farkında değil...

   Bu kitap bir harika! Yazarın hayal gücünü takdir ettim, tasarladığı teknoloji gerçekten harika. Yazım tarzını da çok sevdim. Kitabın geneline hakim olan mizahi bir hava var. Aslına bakarsanız biraz fazla argo kullanımı var ve bu beni rahatsız etti, ancak mizah ve argo uzay operalarının vazgeçilmez iki ögesi haline geldiği için, yapabileceğim bir şey yok.

   Teknoloji harika dedim. Uzaylılarımız da bir harika canım! Her birinin farklı fiziksel özelliklerinin olmasının yanı sıra, farklı dillere, farklı kültürlere, farklı teknolojilere sahipler ki, bunların ayrıntılı olarak anlatılması, onların belki de gerçekten var olabileceklerini düşündürtüyor :P

   İnsan odaklı bir kitap bu. Gezegenleri ele geçirmek için savaşmak zorundayız. Diğer canlı türlerini öldürmek zorundayız ki öldürülen biz olmayalım. John Perry de bunun farkında. Ne var ki kitapta, barış girişimlerinin nasıl sonuçlandığını da görüyoruz. İnsanlığın müttefik olduğu uzaylı türleri yok değil, ancak herkesle de anlaşma yapılamıyor. Tüm askerleri rahatsız eden bir durum bu, fakat sonradan bunu görmezden gelmeyi öğreniyorlar.

   Ben kitabı çok beğendim. John Scalzi'nin de söylediği üzere bir geçiş-bilimkurgusu bu kitap. Türe yeni başladıysanız, sıkılmadan, keyifle okuyabilirsiniz. Bu arada, teşekkür kısmında Scott Westerfeld'in de adı geçiyordu, eheh :D Neyse, serinin üç devam kitabı var. İkinci kitabın kahramanı John Perry değilmiş ama. Olsun, o kitabı da seveceğimi düşünüyorum.

   Edit:
   Serinin ikinci kitabı Hayalet Tugay'ın yorumu burada.

Puan: 5
  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder