3 Mart 2013 Pazar

Tazecik Kitap Yorumu: Beni Seç - Kiera Cass


   Aslına bakarsanız kitabın konusunu okuduğumda bir kahkaha atmıştım. Çünkü televizyonda şu şifreli yayın yapan kanallardan birinde böyle bir program vardı. Adamın birisi gider, damat olarak başvururdu ve yirmi tane kız da onun gelini olabilmek için didinirdi. Çok saçma olduğunu düşünürdüm doğrusu :D Eh, bu kitabın konusunun da pek farklı olduğunu düşünmüyordum. Illéa ülkesinin prensi kendisine bir eş arıyor, eşini de Seçim ile belirleyecek. Seçim, ülkenin dört bir yanından kızların, prense eş olabilmek için başvurduğu bir yarışma. Kurada adı çıkanlar saraya gidiyor ve prens onları eleyene kadar orada kendilerini prense kanıtlamaya çalışıyorlar. Ama her ne kadar ben başlarda benzer olduğunu düşünsem de hayır, alakası yok ve ben de alakası olmadığına çok memnunum :D

   Illéa ülkesinde kast sistemi var. 1.sınıf, kraliyet ailesi. 2.sınıf aşırı zenginler. 3.sınıf öğretmenler, araştırma görevlileri. 4.sınıf tarım. 5.sınıf sanatçılar. 6.sınıf hizmetçiler. 7.sınıf ayak işlerini görenler ve son olarak 8.sınıf da evsizler. America Singer bir beşinci sınıf kızı. Evlerine bir Seçim'e katılma formu gelmiş ve annesi America'nın Seçim'e katılmasını çok istiyor. Ancak America katılmayı kesinlikle düşünmüyor, çünkü bir sevdiği var: Aspen.

   Aspen altıncı sınıf üyesi biri. Her ne kadar America'yla birbirlerini çok sevseler de, evlenmeleri çok güç, çünkü kastlar arası evliliğe sıcak bakılmıyor ve Aspen fakir ama gururlu birisi :D Şöyle ki; evini geçindirmek istiyor, ama altıncı sınıftan olduğu için bu çok zor ve evlilik de çok masraflı bir iş. Aspen, America'ya formu doldurmasını söylüyor. Her ikisi de bunu hiç istemiyor ama yine de America formu dolduruyor ve artık maalesef mi diyelim, iyi ki de mi diyelim, kurada America'nın adı çekiliyor.

   Kitabın arkasındaki bir yorumda, Beni Seç'in Açlık Oyunları'na benzediği söyleniyor, aslında bence de bir bakıma benziyor. Beni Seç'in tamamını, Açlık Oyunları'daki, Oyunlar'a kadar olan kısma benzetiyorum ben. Yeni kıyafetler, güzel yiyecekler ve mülakatlar. Gavril Fadaye de, Caesar Flickerman gibi :D Ama bence Seçim'deki kızlar arasındaki yarış vahşi değil, bazı kişiler Oyunlar'a benzetmiş bu kısmı, ama ben pek bir bağ kuramadım. Cadı Celeste bile o kadar kötü değil :D

   Yazar aslında sadece yarışmacıların sarayda geçirdikleri anları anlatabilirdi ama bunu yapmamış, araya asileri, siyasi olayları da koymuş ve bunlar prensin tek derdinin kendisine eş seçmek olmadığını gösteriyor, bu da kitabı daha gerçekçi kılıyor.

   Aspen mi, Prens Maxon mu diye sorulacak olursa, ikisi de değil :D America'nın da dediği gibi, kendisi için hangisi en iyiyse o. Ve, bu tür kitapların serilerini bitirmeden birisinin tarafını tutmayı sevmiyorum. Ama yine de, olaya sadece America'nın duygularını katmazsak, Aspen daha bir iyi sanki. Gerçi ben bu üçlemenin sonunda America'nın Maxon'la evleneceğine kesinkes eminim ya, neyse :D

   Sonuç olarak, ben mi kitabı bitirdim, kitap mı beni bitirdi anlamadım :D Ve en en son olarak, bilmem kapağın güzelliğinden bahsetmeme gerek var mı, hem de en sevdiğim renk yahu, baktıkça içim açılıyor :D İkinci kitabı istiyorum :'(

Puan: 5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder