23 Kasım 2013 Cumartesi

Sıradakinden Alıntı

   İstanbul halkı ateşle öyle bir ünsiyet kurmuştu ki, yangın seyrini ''kendüye zevk'' edinenler bile vardı; sadece zelzele korkusu değil, zihniyet yapısı ve köklü yaşama alışkanlıkları geniş meydanlar, sokaklar ve kâgir evler yapılmasına engeldi. Bir baştan bir başa defalarca yanan İstanbul, aksini emreden fermanlara rağmen her seferinde yeni baştan ahşap evlerle donatılır, üstelik kâgir ev yaptıranlar yakın zamanlara kadar dünyaya kazık kakmak istediği mülâhazasıyla ayıplanırdı. Bu yüzden yangınlardan sonra alınan bütün tedbirler kısa sürede tavsıyordu. Yine birbirine sokulmuş ahşap evler ve daracık sokaklar. Bazen bir yangın sonrasında inşasına henüz başlanmış evler de yeni bir yangınla kül oluyor ve hamam külhanlarını mesken tutmuş çapulcu külhaniler bayram üstüne bayram ediyorlardı. Külhanbeyi dilinde ''gül'' ateş demekti.

Kuğunun Son Şarkısı, Beşir Ayvazoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder