8 Ağustos 2015 Cumartesi

Tazecik Kitap Yorumu: Sessizliğin Müziği - Patrick Rothfuss


   Rüzgarın Adı yorumu burada.

   Bilge Adamın Korkusu yorumu burada.

   Şeyaltı'nın derinliklerinde ince yapılı, isimlerin sırrına vakıf olmuş, dünyayı düzene koymak için elinden geleni yapan bir kız yaşar. Adı Auri'dir, belki onu duymuşsunuzdur.

   Kitapta Auri'nin yedi günü anlatılıyor. Müzik getiren o kişiyi beklerken geçirdiği yedi gün. Neredeyse her gün Auri, Şeyaltı'nda oradan oraya koşuyor, birtakım nesnelerin yerlerini değiştiriyor, nesnelerden ayrılırken onları öpüyor ve elini yüzünü yıkıyor. Evet, tüm kitap bu şekilde geçiyor. Ama Rothfuss sizi uyarmadı diyemezsiniz! Kendisi önsözde belirtiyor, bu herkesin sevebileceği bir kitap değil diye.

   Kitabı okurken, Auri'nin yaptıklarını ilk başta garipseyebilirsiniz, ama azıcık sabrettiğinizde ve kendinizi kitabın akışına bıraktığınızda siz de sessizliğin müziğini duyabilir, sessiz şeylerin aheste ilgisini hissedebilirsiniz.

   Kitabı tuhaf buldum mu, evet. Ancak kitap bittiğinde Auri'nin çabalarını anlayabildim. Her şey doğru yerde olduğunda hissedilen huzuru da kendi yaşantımdan bazı şeyleri düşünerek anlayabildim. Çok ilginç bir şey, nasıl anlatacağımı bile bilmiyorum :D

   Bu arada, kitapta Nate Taylor'un maharetli ellerinden çıkma illustrasyonlar bulunmakta, illustrasyonların tarzını çok beğendiğimi söylemem gerek.

   Bilge Adamın Korkusu yorumumun sonuna teorilerimin ve sorularımın listesini iliştirmiştim. Bu kitapla ilgili olarak da bir liste hazırladım, ama liste spoiler içerebilir, dikkat!

- Kitabı okudukça görüyoruz ki, Auri usta bir isimci ve simyacı. Acaba isimlerin sırrını ve dolayısıyla da dünyayı anlayınca çıldırmış olabilir mi? Üniversite'nin akıl hastanesi gibi bir şeyi vardı ya hani-adını hatırlayamadım, kitapları okuyalı çok oldu, adı olup olmadığından bile emin değilim aslında-, belki o hastanedeki hücresinden de isimlerin sırrına vakıf olması sayesinde kaçmış olabilir mi? Oradan çıkıp Şeyaltı'na sığınmıştır?
- Kitapta Auri'nin yeterince çığlık dinlemişliği olduğu yazıyordu. Akıl hastanesinde diğer hastaların çığlıklarını dinlemiş olduğuna dair bir gönderme yapılıyor olabilir mi?
- Şeyaltı'ndan kaç kişinin haberi var? Üniversite'nin altında böylesi büyük bir yapının olması ve kimsenin tam anlamıyla bu yeri keşfetmemiş olması çok ilginç değil mi?
- Şeyaltı ile Sakiniye arasındaki, Auri'nin deyimiyle ''ara bölge''ye gelen kim? Devi'yle alakası olabilir mi? (Devi de Şeyaltı'nı biliyor diye hatırlıyorum.)
- Farenin Auri'yi ısırması, dünyanın dengesinin bozulmasına dair bir işaret mi? (Kulağa komik geliyor olmalı bu yazdığım cümle, ama sahiden de kitapta bunu düşündüren bazı cümleler var.)
- Auri bulduğu heykelin bir Amyr heykeli olduğunu nasıl biliyor? Amyrleri nasıl öğrenmiş olabilir?
- Auri, günü gelince saklanması için Kvothe'ye bir yer hazırlıyor. Kvothe'yi saklamasının/korumasının sebebi nedir? Kvothe başını nasıl bir belaya sokacak ki, Şeyaltı'nda gizlenmesi gerekecek?
- ''Sırlar Kitabı'' da nedir? Neden henüz Kvothe'ye o kitabı vermenin vakti gelmemiştir? İçinde Chandrialılar ve Amyrler hakkında bilgi bulunuyor olabilir mi?
- Bilge Dokuz, dokuz Amyr'i temsil ediyor olabilir mi? (Kitabı bitirince böyle bir not almışım kenara, ama dokuz Amyr lafını nereden çıkardığımı hatırlayamıyorum :D)
- Kitapta bir yerde, Auri böyle bir şey yaşamayalı fani bir ömre bedel bir zaman geçmişti, diyor. Sahi, Auri kaç yaşında ki? (Mandrag Hoca'ya öğrencilik yaptığını biliyoruz. Ama kendisi Mandrag Hoca'yı sonradan geçmiş simyada, bunu da fark ediyoruz kitabı okurken, bu da küçük bir not.)
- Auri usta bir isimci olmasına rağmen, Auri'ye ismini veren Kvothe. Çok ilginç değil mi? Ki canlıların isimlerini bulmak daha zor diye hatırlıyorum, yanlışsa düzeltin.
- İnsanlar bencillikleri sebebiyle, zamanla nesnelerin gerçek isimlerine ulaşma yeteneklerini yitirmiş olabilir mi?
- Şeyaltı'nın, Üniversite'nin altında yer aldığını yukarıdaki bir maddede yazmıştım. Kara Kapı, Üniversite'nin kütüphanesindeki dört levhalı kapının açıldığı yere açılıyor olabilir mi? Auri'nin Kara Kapı'dan çekinmesinin sebebi nedir? Kara Kapı'nın ardına (veya teorimin doğruluğuna bağlı olarak, dört levhalı kapının ardına) korkunç bir şey veya muazzam bir güce sahip bir isim mi hapsedildi?

   Listem bu kadar. Eğer Kralkatili Güncesi'nin ilk iki kitabını okuduysanız, bu kitabı da okumanızı öneririm. Biraz ilginç bir okuma deneyimi olacak ama, uyarıldınız.

Puan: 4

4 yorum:

  1. Kendi siteme gelen ziyaretçilerden bir kaçının bu site üzerinden geldiğini görünce şaşırdım.Meğer takip listenizdeymişim, bu da beni mutlu etti.Ayrıca okumuş ve üstüne yazı yazmış olduğum sessizliğin müziği ile ilgili yazınızı da keyifle okudum.İyi yazılar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizin blogunuzu Sessizliğin Müziği yorumunuz sayesinde keşfetmiştim. Diğer yazılarınızı da severek okudum. Futurama seven biri olmanıza da çok memnun oldum, Futurama'nın kıymeti pek bilinmiyor maalesef :D Ben de size iyi yazılar dilerim, severek okuyorum yazdıklarınızı ^_^

      Sil
  2. Rüzgarın Adı ve Bilge Adamın Korkusu'ndan önce aldım bu kitabı o yüzden okumak istemedim. Tabi ilk 30 40 sayfayı okumaya da engel olamadım. Evet bir şey anlayamadım pek ama kitap resmen 'beni oku' diye çekiyor. Şimdi ne yapacak acaba diye diye baktım bitecek daha iyi anlamak için bıraktım. Rüzgarın Adı ise çok kalın, korkutuyor biraz. En yakın zamanda başlayacağım ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sessizliğin Müziği sahiden tuhaf bir kitap, ama aynı zamanda bir albenisi de var, dediğiniz gibi. Rüzgarın Adı ve Bilge Adamın Korkusu'ndan sonra okumanız bence daha iyi olacaktır, ama kesinlikle öyle okumalısınız diye de bir kural yok tabii, ne de olsa yan kitap. Zaten o kitapları okusanız da Sessizliğin Müziği yine anlaşılmaz gelebilir, bana öyle oldu en azından :) Rüzgarın Adı'nın kalınlığına bakmayın, bir kere başlayınca su gibi akıp gider :D Keyifli okumalar dilerim.

      Sil