14 Temmuz 2014 Pazartesi

Tazecik Kitap Yorumu: Mavi Öğlen - Scott Westerfeld


   Serinin ilk kitabı olan Gizli Saat'in yorumu burada.

   Serinin ikinci kitabı olan Karanlığa Dokunmak'ın yorumu da burada.

   Gececiler serimizi bitiriyoruz ''Mavi Öğlen'' ile.

   Günlerden bir gün, gececilerimiz okuldaki spor salonunun tribünlerinde oturmuş, birazdan başlayacak olan futbol maçını beklerken, ansızın mavi saat gelir. Saat sabah dokuz olmasına rağmen. Tabii hepsi de panik yapar, çünkü ilimde geceyarısı dışında bir vakitte gelen mavi zamandan hiç bahsedilmemiştir.

   Aradan günler geçer, mavi zamanın bu ansız gelişleri de devam eder. Şimdi gececileri korkunç iki şey beklemektedir, birincisi mavi zamandaki yırtık ki, bu normal insanların da mavi zamana dahil olması demektir-ki yaratıklara av olacaklardır bu insanlar-, ikincisi ise mavi zamanın sonsuza dek sürebileceği ihtimalidir.

   Gün içi yaşanan mavi zamanlardan birinde, Cassie adında bir kız, kazara yırtıktan geçerek mavi zamana ulaşır. Gececiler kurtarır onu, bir gün sonra da Melissa kızın hatıralarını siler, kızın zihnini kurcalarken kimseye bir şey anlatmamış olduğunu görür. Ama, kız her ne kadar kimseye yaşadıklarını anlatmamış olsa da, gececilerin başını belaya sokacak bir şey yapmıştır.

   Jessica'nın kardeşi Beth artık bando çalışmalarına katılmaktadır. Bir gün eve bandodan yeni arkadaşını getirir, Cassie'yi...

   Tabii Beth'in Cassie'yle yakınlaşmasının sebebi, ablasının işlerine burnunu sokmak. Salak kız. Salak kız, salak kız, salak kız. Bu kitapta Beth aşırı derecede sinir bozucu bir karakter. Yaptığı salak hareketlerin de karşılığını görüyor kitapta-az bile aslında ona da, neyse-.

   Gececiler nihayetinde, dünyayı yaklaşan sondan kurtarmanın bir yolunu buluyor, ancak bunun da bazı büyük bedelleri oluyor.

   Kitap güzeldi epey, ancak o son neydi öyle? Mantıklı bir sebep bulamıyorum o son sahnelere. Çok saçmaydı. Westerfeldciğim, neden yazdığın güzel kitabı, saçma bir sonla heder ettin? Hı?

Puan: 4

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder