17 Eylül 2014 Çarşamba

Tazecik Kitap Yorumu: Epic - Conor Kostick


   İnsanlar, gelecekte içinde yaşadığımız dünyanın içine etmişler, savaşlar çıkmış ve sanırım dünya yok olmuş. Yeni Dünya'da ise, artık şiddet yasak. İnsanlar ''şiddet gereksinimlerini'' ise Epic adlı oyundan karşılıyorlar. Aslına bakarsanız toplumun düzeni, Epic üzerine kurulu.

   Epic oyununda bir karakter oluşturursunuz, bu karakterinizle savaşır ya da maceralara atılırsınız. Ama oyunda kazanılan sanal paralarla gerçek hayatta bir şeyler alınabildiği düşünüldüğünde, kimse maceraya atılmıyor genelde, savaşıp para kazanmaya bakıyorlar.

   Öğrenciler okullarından mezun olurken Epic turnuvasına katılıyorlar. Epic turnuvasında başarılı olan öğrenciler, Epic'te onları daha da ustalaştıracak olan üniversiteye gitmeye hak kazanıyor.

   Oyunun kötü tarafı ise, bir kere ölürseniz, şimdiye kadar tüm kazandıklarınız gider. Sizi ağır koşullarda çalıştırmak için madenlere de gönderebilirler(gerçek hayatta).

   Erik bu sistemin çarpıklığından şikayetçi. Turnuvasına da az bir zaman kalmış. Erik sürekli, oyundaki ejderhayla savaşıp, ölüp duruyor(ejderhayı yenen dünyanın en zengin insanlarından oluyor ve üniversiteye alınıyor, yönetim ekibine de alınabiliyorlar). Anne babası çocuğa yalvarıyor, bak turnuvana az kaldı, ejderhayla savaşma artık, biraz daha düzgün oyna, ölüp durma diyorlar. Erik de tamam diyor, ama bu sefer de çok saçma olarak yorumlanabilecek bir şey yapıyor; karakterinin tüm yetenek puanlarını dövüşe falan değil de güzelliğe yatırıyor ve kimsenin seçmediği bir oyuncu tipini seçiyor, kibar korsanı. Dövüş makinesi olmayan bir karakter yaparak, diğer oyunculardan farklı olarak oyuna ve bu sisteme meydan okuyor aslında.

   Arkadaşları, Erik'in bu karakterle fazla yaşayamayacağını söylese de, Erik epey bir başarılı oluyor. Hatta oyunun bilgisayar tarafından yönetilen karakterleri, Erik'in karakterine iyi davranıyor, hatta hediyeler veriyorlar. Böyle bir şey duyulmuş değil. Neyse, Erik arkadaşlarıyla toplanıp, ejderhayı öldürüp, sonra yönetim birimine kafa tutmaya karar veriyor ve olaylar sürüp gidiyor.

   Kitap gerçekten çok güzeldi ve sürükleyiciydi. Yazar oyunu da iyi tasarlamış. Ama oyunu anlatırken detaylara girmesine rağmen, gerçek yaşamı çok ihmal etmiş. Kitabı okudukça dediğimi anlayacağınızı düşünüyorum. Bir başka eleştirim de, kitapta her şeyin yolunda gitmesi. Bir şeyler kötü gitse bile, sonradan durum hep iyiye dönüyor. Bu da pek inandırıcı gelmiyor tabii bana. Ama dediğim gibi, oldukça güzel bir kitaptı, belki serinin devamını da okurum, henüz karar vermedim. Anladığım kadarıyla serinin kitapları birbirleriyle pek bağıntılı değil. Neysecüm. Okuyacağım sanırım :D

Puan: 4,5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder