20 Haziran 2013 Perşembe

Tazecik Kitap Yorumu: Eşleşme - Ally Condie


   Mükemmel hayat şartları. Mükemmel insanlar. Mükemmel Toplum.

   Toplum, sizin için en iyisine karar verir. Size en uygun meslek hangisi, eşiniz kim olmalı, ne kadar yaşamalısınız, nasıl beslenmelisiniz... Bu sayede mükemmel bireyler, dolayısıyla da mükemmel bir toplum var olur. Peki, Toplum hata yaparsa ne olur?

   Toplum, on yedi yaşına basan gençlerin eşlerinin kim olacağını belirliyor. Cassia da çocukluktan arkadaşı olan Xander ile eşleşiyor. Her çifte birbirlerini tanımaları için, içinde gerekli bilgiler olan mikrokartlar veriliyor. Cassia kendi mikrokartını açtığında Xander'ın yüzünü görüyor görmesine, ancak sonra kartta başka birinin daha yüzü görünüyor. Cassia'nın önceden tanıdığı Ky Markham'ın. Halbuki bu imkansız. Çünkü herkesin sadece bir eşi olabilir, bu bir. İkincisi ise Ky bir ihlalci olduğu için asla eşleştirilemeyecek, evlenemeyecek. Cassia ilk başlarda bu durum üzerine pek ciddi bir şekilde düşünmüyor. Eşleşme Departmanı'ndan bir görevli de onu rahatlatma ve karışıklığı giderme amacıyla Cassia'yla konuşuyor. Şimdilik her şey tamam. Ancak sonra, Cassia gerçekten sevdiği kişinin Ky olduğunun farkına varıp onun resminin mikrokartta boşuna çıkmadığını düşünmeye başlıyor...

   Kitabı biraz yüzeysel anlattığımın farkındayım, ama bence kitaba güzellik katan şeylerden biri ayrıntılardı, o yüzden ayrıntılara girmekten kaçındım.

   Bence Eşleşme güzel bir kitaptı, verdiği mesajlar da iyiydi, ama sanki bir şeyler eksikti. Ne olduğunu hala çözebilmiş değilim. Cassia'ya da biraz sinir oldum. Xander'ın suçu ne yahu, yazık çocuğa. Sen git Ky'ın peşinden, a-aa. Xander'ın da dediği gibi: ''O ekranda ben de göründüm Cassia, ama sen onu görmeyi tercih ettin.'' Cidden, Xander'a yapılacak bir şey miydi bu?! İsyanlardayım... Tamam, Ky'a da yazık; hayatına, duygularına müdahale edilmesi de kötü ama... bre kalpsizler, hiç mi utanmadınız insanların duygularıyla oynamaya. Hadi Cassia'yla Ky neyse. Xander kaldı sap gibi ortada. Yazık, vallaha yazık.

   İsyan kısmından sonra, saçma bir noktaya değinmek istiyorum. Kitapta, Cassia'nın dedesinin seksen yaşında, ''tam planlanan yaşta'' öldüğünden de bahsediliyor. Yalnız, yaptığım ufak bir hesap sonucunda, Cassia'nın dedesinin seksen yaşında olmadığını buldum :D Cassia on yedi yaşında, babası yirmi dört yaşındayken Cassia doğmuş, Cassia'nın babası da, Cassia'nın dedesi otuz bir yaşındayken(yanlış mı hatırladım acaba, eğer yanlışsa düzeltin, ama toplamın seksen etmediğine kesinlikle eminim!) doğmuş. O halde Cassia'nın dedesi yetmiş beş yaşında. Sanırım, adamı kandırıp erken öldürmüşler :(

   Kapak tasarımının da harika olduğu düşüncesindeyim, kitabın mesajına uygun. İnternette araştırırken iki çizim buldum(buradan ve buradan). Şahaneler, çizerlerinin ellerine sağlık.


  
   Serinin devam kitaplarını alır mıyım? Evet, çünkü gelecek vaat ettiğini düşünüyorum. İşlerin nasıl gelişeceğini de merak ediyorum.

   Edit:
   Serinin ikinci kitabı Yol'un yorumu burada.

Puan: 4

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder