6 Ocak 2015 Salı

Tazecik Kitap Yorumu: Körlük - José Saramago


   Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken kör olur. Siyah bir körlük değildir bu, artık dünyayı bembeyaz görmektedir adam. Önce, kör olan adama evine kadar eşlik eden bir adama bulaşır bu beyaz körlük, sonra ilk körün eşine, ilk körün gitmiş olduğu göz doktoruna ve sonrasında tüm şehre... Bu körlüğe yakalanmayan tek kişi ise göz doktorunun karısıdır.

   İlk başlarda körlüğün geçici bir durum olduğu düşünülmektedir, ancak yine de bulaşıcı bir durum olduğuna inanıldığından, kör olanlar veya körlerle yakın temasta bulunmuş insanlar karantinaya alınmaya başlanır. Göz doktoru da karantinaya alınacaktır, doktorun karısı onu tek başına bırakmak istemez; kendisinin de kör olduğunu söyler onları götürecek olan görevlilere. Karantina binasına; eski bir deliler hastanesine götürülürler.

   Bu hastane, günden güne yeni gelenlerle dolmaktadır. Günde iki kere yemekler, hastanenin dışında nöbet tutan askerler tarafından bırakılmaktadır. Ne var ki, insanlar bu karantina ortamında düzgünce yaşamayı beceremez, zira körlüğün, görülmemenin, suç işlemek için ortam oluşturduğunu düşünürler, ayrıca yemek dağıtımları aksamaya başlar. Bir süre sonra hastane, cehenneme dönüşür.

   Körler her ne kadar dehşeti yaşasalar da, yaşanan olayları görebilen tek kişi doktorun karısı. Kitabı okurken onun gözleri, sizin gözleriniz oluyor ve o dehşetli dünyada, acaba kör olmak, bütün bu dehşeti görmekten daha mı iyi demekten kendinizi alamıyorsunuz.

   Kitabı beğenmesine beğendim, ancak Saramago'nun yaşananları oldukça sert bir şekilde yazması, içimi kararttı. Yumuşatarak yazmasını beklemezdim zaten, kitaba da uygun olmazdı ama benim gibi biraz hassas olan okuyuculara kitabı okumadan önce kendilerini hazırlamalarını öneririm.

   Diğer kitaplarında olduğu gibi, Saramago'nun bu kitabında da birbirinden güzel tespitler ve alıntı yapılası yerler vardı. Yahu Saramago, hem konun orijinal, hem kalemin çok iyi, hem verdiğin mesajlar harika... Çok şükür ki, dünyaya gelmiş ve bu güzel kitapları yazmışsın (övüp de dört vermek... :D kitap neredeyse beni depresyona sokacağı için gitti o bir puan.)

Puan: 4

6 yorum:

  1. beklemelerde bu kitap :) gece kütüphanesinde yorumunu görüp almıştım,sen de beğendiğine göre doğru iş yapmışım :) ikinci kitabını da okuyacak mısın??
    not:depresyon bizim işimiz :D :D severim melankolik kitapları :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhakkak okuyacağım :) Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u okumanızı da öneririm, bu kitabı beğenirseniz o kitabı da çok seversiniz bence :D Saramago'nun yazım tarzına alışabilirseniz, her kitabını beğenirsiniz gerçi :P

      Sil
    2. Muhakkak dedim demesine ama, ne olur ne olmaz "inşallah"ı da ekleyeyim o cümleye :D

      Sil
    3. blinmeyen adanın öyküsü kitabını okudum..güzel bir dili var yazarın.. metaforlar falan havada uçuşuyordu :D :D kısa olmasına rağmen-62 sayfa,resimli- hem tanrıya hem de Nuh tufanı'na göndermeler yapmıştı..şimdi kısacık kitabı anlatmış olsam da okumadıysan okumanı tavsiye ederim :)

      Sil
    4. 2014'te okuduğum son kitaptı o, sırada onun yorumu var, inanır mısın? :D

      Sil
    5. hadi yaa :D bekliyorum sabırsızlıkla :) :)

      Sil