17 Ağustos 2013 Cumartesi

Tazecik Kitap Yorumu: Katilin Gözyaşları - Anne-Laure Bondoux


   Kitabın yazarı tanıdık geldi mi? Genç Linus'un Öfkesi kitabının yazarı Anne-Laure Bondoux. Ama bu sefer bambaşka türde bir kitap yazmış. Dram diyebiliriz. Bence bilim kurgu yazmaya devam etsin ama :D

   Paolo ve ailesi Şili'nin en güney ucunda, okyanustan önceki son evde oturuyorlar. Evlerine çok nadir misafir geliyor, ki gelenler de ya bir araştırma yürüten bilim adamı, ya tüm dünyayı gezen bir maceraperest, ya da ilham arayışında olan bir şair oluyor. Ancak bu sefer farklı. Gelen bir katil. Tüm ülkede aranan bir katil: Angel Allegria. Saklanmak için bu evin mükemmel olduğuna karar veriyor. Bu evde gönlünce kalabilmek için, çocuğun annesini ve babasını öldürüyor. Sonra Paolo geliyor. Angel ona dokunmuyor, beraber yaşıyorlar, aralarında hastalıklı bir çeşit bağ oluşuyor, falan filan.

   Genç Linus'un Öfkesi serisi ile kıyaslayacak olursam, çok daha edebi bir kitaptı. Ancak konu, sanki anlatılmak istenen gibi değildi. Demek istediğim, kitabın arkasında yazanlar pek de doğru değil: ''Tüm Şili bir azılı katili arıyor. O ise, artık durmak, sığınmak, geçmişin hayaletleri dışında kimse tarafından rahatsız edilmemek arzusuyla kaçıyor. Ne var ki, kaderi onu, küçük bir çocuk kılığında, Şili'nin en güney ucunda bekliyor. Ödüllü genç Fransız yazar Anne-Laure Bondoux, zor bir sevgiye Güney Amerika'nın hüznüyle hayat veriyor: Bir katil gerçekten sevebilir mi?''

   Bir kere, ikinci cümlede dediği gibi, Angel'in artık durmak gibi bir amacı yok. O sadece şimdilik polislerden kaçabileceği bir yer arıyor. Zaten kendine çeki düzen verme amacında olsaydı, Paolo'nun ailesini öldürmezdi. Çocuğu sevme şekli desen, zaten aşırı hastalıklı. Çocuğa kim ilgi gösterse, hemen uzanıyor bıçağa, o kişiyi öldürmek için. Kitabın bazı kısımlarında, eski Türk filmleri havası da vardı sanki. Okudukça fark edersiniz :D

   Paolo'nun durumu da bir acayip. Anne babasını öldüren adama çorba yapıyor, oturup beraber çorba içiyorlar, sonradan aralarında o cins sevgi gelişiyor vs. Anne babasının arkasından ne bir kere ağlıyor, ne bir şey. Hadi tamam, diyelim ki üzüntünü içine attın, ama katiline hizmet etmek? Hem de seni öldüreceği korkusu falan olmamasına karşın?

   Kitabın sonlarına doğru az buçuk o sevgiyi hissedebiliyorsunuz, o kadar. Kalanı şaka gibi. Kitapta, Angel ve Paolo'nun, ormanda karşılaştıkları bir ihtiyar vardı. Onun evinde kalıyorlar bir süreliğine. Adamın ölmüş çocuklarının hayaletleriyle oyun oynuyor Paolo. Zaten o kısmı okuduktan sonra iyice şaşırdım :D

   Pek bana hitap eden bir kitap değildi bu. Hastalıklı ilişkilere gelemiyorum.

Puan: 3

4 yorum:

  1. Sen kitabı anlattıkça benim içimden gülmek geldi nedense. Hani konusu ilginç aslında ama anlattığına bakılırsa yazar sanki istediğini yazamamış gibi. Bilmiyorum, teşekkürler yazdığın için, aman konusu güzelmiş deyip almam :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu kitabın güzel bir yanı da var, yazıda bahsetmedim ama. Ben bunu babaannemlere gittiğimde okumuştum, yapacak işi olmadığından babam da okudu 25. sayfaya kadar. Angel'le Paolo arasındaki konuşmaları canlandırdık, çok komik oldu :D

      Yazar bence de istediğini anlatamamış. Belki de kasıtlı yapmıştır ama bilemem. ''Hadi çocukla katil arkadaş olsun. Hadi çocuk önünde yepyeni bir hayat olduğunu, bunu ona katilin bahşettiğini düşünsün. Ama sonra adamdan nefret etsin, sevgisini paylaşmasına izin vermediği için. Gerçi, adama baba dese de iyi olur. Vazgeçtim, çocuk intihar etmeye kalkışsın.'' :D Cidden, bunların hepsi kitapta oluyor. İki zıt hikayeyi harmanlamış diyebiliriz :D

      Kitaptaki tek iyi insanın başına da -ormandaki ihtiyar- en olmadık kötülükte şeyler geliyor. Çok zalimce. Kitaptaki sevdiğim tek karakter oydu :'(

      Yorumun için teşekkür ederim :D

      Sil
  2. Ben açıkçası Paolo ve katilin ilişkisini pek öyle acayip bulamadım. Yani bence Paolo'nun tepkisizliği şoktandı. Henüz bitirmedim ama bitmek üzere ve şimdiye dek Paolo'nun gerçek yaşından hiç bahsedilmedi - yine de küçük bir çocuk olduğunu biliyoruz ve o yaşlarda bir çocuğun kafası olanları almadığı için her şeyi çabuk kabullenmesi bana normal geliyor. Angel'la kurduğu ilişki ise gerçekten fazlasıyla derin bence. Hayatında ilk kez huzur, güven, sevgi gibi kavramları tadan bir katilin ona bu hisleri tattıran çocuğu eline bıçağı alacak denli kıskanması bana çok tatlı geldi. xD Hayır, normalde bende sevmem öyle manyakça kıskançlıkları fala filan ancak o hastalıklı ilişki azılı bir katil ve küçük bir çocuk arasında olunca ayrı bir derinlik katıyor nedense, bilemedim...
    Yani temayı, konuyu, olayları filan çok sevdim ben ama yazarı yetersiz buldum. Diğer kitaplarını okumadım, dediğine göre bilim kurgu yazıyormuş, belki tür değişikliğinden dile hakim olamadığından, belki de dili kuvvetli olmadığından ancak yazımı edebi anlamda sıkıcıydı. Güzel kısımlar da vardı ancak genel olarak böyle olduğunu düşünüyorum ben. Neyse ki kısa kesmiş - uzatsa hiç çekilmezdi.
    Bir bitireyim de!
    Not: Spoiler vermeyeydin eyiydi. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh, spoiler için özür dilerim :/ Aslında kitapların en fazla üçte birine kadar bahsediyorum, ama bu sefer biraz fazla yazmışım sanırım, üzgünüm. Kitabı beğenmene sevindim, umarım Genç Linus'un Öfkesi serisini de okur ve beğenirsin ^_^ (zaten iki tane kısacık kitaptan oluşuyor seri)

      Sil