10 Mayıs 2014 Cumartesi

Tazecik Kitap Yorumu: Dünyanın Ucundaki Fener - Jules Verne


   Estados Adası'na, başka bir deyişle dünyanın ucuna bir deniz feneri inşa edilir. Bu fenere üç bekçi bırakılır. Görev süreleri üç aydır. Bekçilerin hepsi de yeni işleri konusunda mutlu ve umutludur, insanlara faydaları dokunacağı, gemileri kazalardan uzak tutacakları için memnunlardır hallerinden. Ne var ki, adada onlar ve fenerlerinden başka, bir grup eşkıya da vardır ve eşkıyalar hayatı bekçilere ve adaya yaklaşan gemilere zehir edeceklerdir.

   Herkes Jules Verne'in en azından bir Balonla Beş Hafta'sını, 80 Günde Devrialem'ini, İki Yıl Okul Tatili'ni, Denizler Altında 20.000 Fersah'ını, Dünyanın Merkezine Yolculuk'unu okumuştur. Ben de okumuştum ve bu kitapların hastasıydım. Bir ara idefix'te Jules Verne'in yirmi kitap takımı %50 indirimle satılıyordu, heves etmiştim alayım diye. Ama almadım, şimdi de bu kitabı okumuş olarak, Jules Verne'in her kitabının harika olmadığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldığım için hayal kırıklığı içerisindeyim ve seriyi almadığım için pişman değilim.

   Kitap 284 sayfa. Abartmıyorum, kitabın ilk yüz sayfasında sadece birkaç konuşma var, kalanı ise tamamen betimleme. Tamamen. Ne bir olay, ne de başka bir şey. Sadece betimleme. Önceden de betimlemenin dozunun kaçtığı kitaplar okumuştum, ama bu bambaşka bir şey yahu. Yüz sayfa. Kitabın kalanında da üç beş konuşmayla, olay var. Ama yüz sayfa betimleme okuyunca insanda akıl kalmıyor ki. Anlayabilirseniz ne mutlu size :D

   Bir de, kurgu olarak zayıf buldum kitabı. Hayal gücünün genişliğini tüm dünyaya kabul ettirmiş bir yazarın böyle basit bir kitap yazmış olmasına şaşırdım. Kitapta tek hoşuma giden Vasquez ile John Davies'in eşkıyaları alt etme çabaları oldu. Ama sırf bunun için de, bu kitap okunmaz bence, maalesef.

Puan: 2

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder