28 Kasım 2016 Pazartesi

Leyleğin Getirdiği

   Esasında bu aralar internetten kitap almak gibi bir düşüncem yoktu, ancak bir iki hafta önce D&R'ın sitesinde çok satan kitaplarda %50 indirim vardı ve bu listede İthaki'nin bazı kitapları da bulunmaktaydı. Dayanamadım :P


Prelüdler&Noktürnler - Neil Gaiman: Bu kitabı %50 indirimde görünce yaşadığım şaşkınlığı tarif edemem :P Çünkü İthaki'nin kendi dağıtım sitesi olan İlknokta'da bile, diğer İthaki kitapları gibi %35 değil, %27 indirimdeydi (şimdi baktım da %35'ten %30'a düşmüş). Çok sevindim. Vee, sonunda Gaiman'ın o ünlü Sandman evrenine girebilirim!

Yokyer - Neil Gaiman: Tamam, bu kitap %50 indirimde değildi... İlknokta'da %45 indirimliydi ama baskısı tükenmiş görünüyordu. Madem bazı sitelerde baskısı tükenmiş görünüyor, artık daha ertelemeden alayım dedim (ama şuan baskısı var görünüyor?).



2312 - Kim Stanley Robinson: Arka kapağında yazdığına göre ''Mars Üçlemesi''yle tanıdığımız Robinson... Ben kendisini Mars Üçlemesi ile tanıyamadım, zaten baskısı da yok, bari bu kitapla tanıyayım dedim :') Bu kitap da %50 indirimdeydi.

Pazartesi Cumartesiden Başlar - Arkadi ve Boris Strugatski: Bu kitabı da %50 indirimli kitaplar listesinde görünce, neden İthaki bilim kurgu klasiklerinin tamamı çok satanlar listesinde değil diye üzüldüm açıkçası :P Ama bu, o seriden okumayı en çok istediğim kitaplar arasındaydı, bu sebeple epey sevindim. Bir de Sürgün Gezegeni vardı, ancak onu almadım. Kitabın içinden seriye özel ayraçlardan çıkmayacağını tahmin ediyordum, ki öyle de oldu. Bir de yetmezmiş gibi hasarlı geldi :D Ben de bana en yakın D&R şubesine gidip kitabı değiştirmek istedim, alt katta hayır, olmaz, merkezle konuşun demelerine rağmen, üst kata sorunca aa, tabii ki, hemen değişelim dediler. Şöyle işleri zorlaştırmayan insanları seviyorum.



Biz Gayet İyiyiz - Daryl Gregory: Bu kitap indirimliler listesinde değildi. Hem merak ettiğim için hem de kargo bedavaya gelsin diye aldım. Edit: Yorumu yazılmayacak. Bir grup terapisini okuyoruz kitapta, katılımcıların ortak özelliğiyse başlarından korkunç (ve genel olarak paranormal) olaylar geçmiş olması. Gerilim, korku, tuhaf kurgu, şehir fantezisi (ki hala bu terimi tam kavrayabilmiş değilim) türlerini harmanlamış, hacmi küçük bir kitap bu. Son kısmı beni pek içine almasa da, genel olarak beğendim.

Gizemler - Knut Hamsun: Bu kitap da indirimliler listesinde değildi, başka bir zaman daha ucuza alabilirdim, ama kendimi tutamadım... Yakın zamanda Hamsun'un Açlık'ını okumuştum, diğer kitaplarını da okuyayım diye heves ettim.

   Bir kitap alışverişi yazısı daha yazacağım (inşallah), ondan sonra kitap yorumlarına devam (yine inşallah tabii).
  

26 Kasım 2016 Cumartesi

Entelkitap'ın Günlüğü, Dört Yılını Sağ Salim Atlatmış Durumda!

   Entelkitap'ın Günlüğü dört yılını doldurdu, konfetiler patlasın! Ya da patlamasın, kitap okuyanlar rahatsız olmasın...

   Gelenek haline getirdiğim üzere, her blog yılında (yani 26 Kasım'dan öbür 26 Kasım'a) kaç yazı yazdığım bilgisini vereyim.
İlk yıl: 162
İkinci yıl: 164
Üçüncü yıl: 108
Dördüncü (bu) yıl: 45

   Evet, bir de geçen yıl az yazdım diyordum, beterin beteri varmış :D

   Üşenmesem yazacağım çok kitap yorumu var da bakmayın işte... Bir de bazen aklıma takılıyor, acaba yazdığım yorumlarda istemeden de olsa yanlış yaptığım oluyor mu? Hani, ahlaki açıdan. Benim önerdiğim bir kitabın bir insana zararı olması ihtimali var mı?.. Bunu tam olarak dile dökemiyorum bile, ama neyse.

   İki kitap alışverişi yazısı yayınlayacağım inşallah yakında (evet, yine alışveriş...). Sonrasında da kitap yorumları, umarım.

   Kendinize iyi bakın!


19 Kasım 2016 Cumartesi

Tazecik Kitap Yorumu: Pastoralya - George Saunders


   Pastoralya, içinde altı öykünün yer aldığı bir kitap. Öykülerin ortak özelliği ise, ana karakterlerinin bir şekilde ''kaybeden'' olması. Kimisi kapitalizm yüzünden kaybetmiş, kimisi sosyal normlar yüzünden...

   Her öykünün ana karakteri, bir şekilde kendinize yakın hissedeceğiniz türden. Saunders o kadar basit ama insacıl ayrıntılara yer vermiş ki öykülerinde, empati yapmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

   Saunders'ın dili yine muhteşem, hem esprili hem içten. Öyküleri, konusu ve kurgusu gereği trajikomik. Ancak, ne ağlayabiliyorsunuz ne kahkahayla gülebiliyorsunuz, sizi bir şekilde dizginliyor dili.

   Son olarak da kapağa ve çeviriye değinirsem... Kapak tasarımı muhteşem! Sadece göze hitap eden değil, kitabın ruhunu da yakalamış bir tasarım, ellerine sağlık Burak Tuna! Çeviri ise diğer Saunders kitaplarında olduğu gibi, Niran Elçi'ye ait, eh, o çevirir de bize söz mü düşer...

Puan: 5

3 Kasım 2016 Perşembe

Sıradakinden Alıntı

   Çocukluğunda kurduğu hayaller o kadar parlaktı, o kadar büyük umutları vardı ki, şimdi bir hiç olması doğru olamazdı, öte yandan bir hiç olmayan biri, hayatının en iyi yıllarını fotokopi makinesine küfrederek harcar mıydı?

1 Kasım 2016 Salı

Cağaloğlu...

   Şu son birkaç ay içinde fazlaca kitap alışverişi yazısı yazdığım için, bu yazıyı yazmayı geciktirdim. Esasen kitapları alalı üç hafta oluyor. Halbuki aldığımdan bu yana da bloga başka yazı yazmadım, yani biraz mantıksız oldu aslında...


Yara, Demir Konsey, Elçilik Kenti - China Miéville: Eksik Miéville kitaplarımı tamamladım. Yara ve Demir Konsey, Yeni Croubzon üçlemesinin son iki kitabı. Elçilik Kenti ise, yazarın dilimize çevrilen son kitabı.



Kızıl Yıldız, Mühendis Menni - Aleksandr Bogdanov: Sovyet bilim kurgu romanlarının öncüsüymüş Kızıl Yıldız. Hem ilk oluşu hem de konusuyla ilgimi çekti. İlk kitabı okumaya başladım, ilginç gidiyor. Edit: Yorumları yazılmayacak.



Kitaplar ve Sigaralar - George Orwell: Bu kitaptan Biryudumkitap sayesinde haberim oldu. Orwell'in yazı derlemelerinden oluşuyor. Edit: Bloga yorumu yazılmayacak.

Genesis - Bernard Beckett: Aslında bu kitabı şimdilik almayı düşünmüyordum. Ama aradığım birkaç kitabı bulamadım ve o sırada bu kitap gözüme ilişti. Bu arada, kitabın kapağının parlaklığı... Neredeyse fotoğraftan çıkacak :P Edit: Yorumu yazılmayacak.

   Kitap yorumuyla dönme temennisiyle, hoşçakalın ^_^

13 Ekim 2016 Perşembe

Tazecik Kitap Yorumu: İkna Ulusu - George Saunders


   Şahane bir yazarla tanışmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

   İkna Ulusu, bir öykü kitabı. Kitap dört kısımdan ve on iki öyküden oluşuyor. İlginç bir şekilde, her öykü birbirinden çarpıcı, aralarında ayrım yapamıyorum.

   Saunders öykülerinde, tüketim toplumunun varacağı en uç noktaları gösteriyor bize, kapitalizmin insanların algılarını nasıl bozduğunu ve bozacağını. Birer uyarı gibi her öykü.

   Öykülerdeki karakterler seçim hakkına sahip, ancak onlara sunulan tercihler ''kötü'' ile ''daha kötü'' olmak üzere sınırlı. Bir özgürlük yanılgısına sahipler. İçlerinden bu yanılgıdan sıyrılanlar da oluyor tabii. Bir cesaretle çıkıp, var olan zalim düzeni değiştirmek istediklerinde de sistem tarafından sindiriliveriyorlar hemen.

   İkna Ulusu bana epeyce Black Mirror dizisini hatırlattı; insanlığın kara aynası... Ancak diziyi hatırlatmasına rağmen, kitabın absürtlük ve hiciv konusunda biraz daha önde olduğunu söyleyebilirim.

   Kapak tasarımını da pek uygun buldum kitaba, ellerin dert görmesin Burak Tuna...

   Saunders'ın öykü konuları orijinal olduğu kadar, dili de oldukça güzel. Hem alaylı, hem samimi. Sırf dili için bile kitaplarını okuyabilirim.

Puan: 4,5

8 Ekim 2016 Cumartesi

Sıradakinden Alıntı

   Hayatta, kaybetmekten bıktığınız, artık kaybetmemeye karar verdiğiniz ama sonra kaybetmeye devam ettiğiniz bir an gelir. Sonra gerçekten kaybetmeye bir son vermeye karar verirsiniz ve kaybetmeye devam edersiniz. Kaybetme o kadar uzun sürer ki daha ne kadar düşebileceğinizi merak ederek izlemeye başlarsınız.