3 Mayıs 2014 Cumartesi

Leyleğin Getirdiği

   Bu bölüme ne zamandır yazmamıştım, bir süredir kitap almıyordum internetten. O yüzden ''Uzun bir aradan sonra bu bölümle tekrar merhaba!'' dememin bir sakıncası yok-bu arada, uzun bir süredir ''uzun bir aradan sonra tekrar merhaba'' demediğimi de fark ettim, neyse, bu konuyu kapatalım-.

   Gelen kitaplar idefix'ten, bahar indirimleri epey güzeldi çünkü, dayanamadım, aldım birkaç kitap.


Ölüm Oyunu - Koushun Takami: Konusu Açlık Oyunları'na benziyor, ancak Açlık Oyunları'ndan yıllar önce yazılmış. Filme de uyarlanmış. Bir de, kitap buram buram limon kokuyor, her nedense :D Aynı koku Komplo kitabında da var, ancak diğerlerinde yok, ilginç. Edit: Yorum!

Komplo - Ursula Poznanski: Canım yazarım Poznanski'nin, dilimize henüz kazandırılmış olan kitabı. Beklentim yüksek. Edit: Yorum!

Kardan Kız - Eowyn Ivey: Çeşitli bloglardaki yorumlardan etkilenerek aldım bu kitabı. Bir de, kış temalı kitapların hastasıyım, o da etkili oldu kitabı almamda. Edit: Bloga yorumu yazılmayacak. Hiç sevmedim kitabı :ı

Görünmez Goril - Christopher Chabris, Daniel Simons: Görünmez goril deneyini biliyor musunuz? İzleyiciler, birbirine top atan beyaz tişörtlü çocukları saymaya çalışırken, arkadan bir goril geçer. Ne var ki izleyicilerin büyük bir kısmı gorili fark etmez bile. Bu deneyi gerçekleştiren iki psikolog yazmış bu kitabı. Edit: Sık tekrar yapmasa, güzel, ilginç bir eser. Bloga yorumu yazılamayacak.

Epic - Conor Kostick: Hımm... Bu kitaba nereden rast geldiğimi tam olarak hatırlayamıyorum, Goodreads'te Neal Shusterman'ın okunacaklar listesinde ilk defa gördüm sanırım. Bir de, bir bilgisayar oyunuyla ilgili olunca konusu, aklım çelindi. Edit: Yorum!

24 Saat Açık Kitapçının Sırrı - Robin Sloan: Bu kitaptan Kitaplık Kedisi sayesinde haberim oldu. Konusu da epey ilgi çekici. Edit: Yorum!

   İnşallah hepsini beğenirim-öbür türlü hem vakit, hem nakit kaybı, kötü oluyor-. Edit: Kitapların üçüne üç puan verdim ya, daha ne olsun -,-

1 Mayıs 2014 Perşembe

Sıradakinden Alıntı


   Hayat bir kitap gibidir oğlum. Ve her kitabın bir sonu vardır. O kitabı ne kadar seversen sev, son sayfaya gelirsin ve kitap biter.


Tazecik Kitap Yorumu: Hayaletin Sırrı - Joseph Delaney


   Serinin ilk kitabı Hayaletin Çırağı'nın yorumu burada.

   Serinin ikinci kitabı Hayaletin Laneti'nin de yorumu burada.

   Baharın artık sona erip, kışın yaklaşmasıyla birlikte, Hayalet'le Tom'un, kış evi olan Anglezarke'a gitmesi yakın. Bir Kasım günü de, söğüt ağaçlarının oraya birisi geliyor, zili çalıyor. Tom bakmaya gidiyor. Gelen, her zamanki korkmuş, çaresiz insanların aksine, son derece sakin birisi. Üstelik Hayalet gibi giyinmiş. Tom'a bir mektup veriyor, mektubu Hayalet'e vermesini ve onu Anglezarke'ta bekleyeceğini söyleyip, gidiyor.

   Hayalet mektubu okuyor, ardından şömineye atıyor. Yarın Angelzarke'a doğru yola çıkacaklarını söylüyor. Ama önce Tom'un, ailesinin çiftliğine gitmesini ve çıraklığının son ödemesini getirmesini söylüyor. Tom eve gittiğinde babasını çok hasta buluyor, ölüm döşeğinde adam. Ve babası Tom'a, annesiyle nasıl tanıştığını anlatıyor. Hikayesinde ise çok tuhaf şeyler var, siz de okuyunca fark edeceksiniz bunları.

   Neyse, sonra Hayalet ile Tom tekrar yola koyuluyor ve Anglezarke'a varıyorlar. Hayalet, Tom'u evin kilerine indiriyor. Kilerde bağlanmış çeşitli öcüler ve cadılar var. Bir de özel birisi var: Meg.

   Meg, evcil bir lamia cadısı. Hayalet ile Tom evde kaldıkları sürece, yemekleri yapacak olan kişi Meg. Vee asıl bomba geliyor, Hayalet Meg'i seviyor! :D Aslında Tom bunu, Chipenden'dayken Hayalet'in günlüklerinden birinden okuyor, ancak okumak başka, bunu görmek bambaşka bir şey.

   Mektubu getiren kişiye dönelim. Onun adı Morgan ve o nekromansi ile uğraşan bir büyücü. Hayalet ondan zamanında bir şey almış ve Morgan da bunu geri istiyor. Bu amacı için de Tom'u bir kukla gibi kullanıyor. Ne yapsın ama Tom... Okuyunca siz de hak vereceksiniz çocuğa.

   Yine güzel bir kitap. İlk kitapta Hayalet'in memnuniyetsiz yüzünü görmüştük, ikincide fedakar, üçüncüdeyse aşık. Hayalet, çok farklı bir insan yahu :D Alice de bu kitapta epey fedakarlık yapıyor, ah kızım :'( -yok yok, ölmüyor-. Bu kitapta, karakterlerin gerçekleşmesinden korktuğu her şey gerçekleşiyor resmen. Sonu güzel bağlanıyor ama ^.^ Seriyi bitirmeye iyice niyetlendim.

   Edit:
   Serinin dördüncü kitabı Hayaletin Savaşı'nın yorumu burada.
   Serinin beşinci kitabı Hayaletin Hatası'nın yorumu burada.
   Serinin altıncı kitabı Hayaletin Kurbanı'nın yorumu burada.
   Serinin yedinci kitabı Hayaletin Kabusu'nun yorumu burada.
   Serinin sekizinci kitabı Hayaletin Kaderi'nin yorumu burada.
   Serinin dokuzuncu kitabı Benim Adım Grimalkin'in yorumu burada.
   Serinin onuncu kitabı Hayaletin Kanı'nın yorumu burada.
   Serinin on birinci kitabı Benim Adım Slither'in yorumu burada.
   Serinin on ikinci kitabı Benim Adım Alice'in yorumu burada.
   Serinin on üçüncü kitabı Hayaletin İntikamı'nın yorumu burada.
   Serinin on dördüncü kitabı Hayaletin Cadıları'nın yorumu burada.

Puan: 5

30 Nisan 2014 Çarşamba

Sıradakinden Alıntı

   ''Biz öldükten sonra neler olduğunu kimse tam olarak bilmiyor,'' dedi Hayalet göğüs geçirerek. ''Eğer bilseydik farklı farklı şeyler söyleyen ve her biri haklı olduğunu düşünen bunca din olmazdı.''


Tazecik Kitap Yorumu: Hayaletin Laneti - Joseph Delaney


   Serinin ilk kitabı Hayaletin Çırağı'nın yorumu burada.

   Kitap, Tom'un en tehlikeli öcü türü olan deşici bir öcüyü bağlamaya çalışmasıyla başlıyor. Rahibin biri, kendi yöntemleriyle öcüyü kovmaya çalışmış, ne var ki becerememiş, üstelik ona yem de olmuş. Ve bu rahip, Hayalet'in kardeşinden başkası değil.

   Tom öcüyü başarıyla bağlıyor bağlamasına, ancak rahibin kurtarılması mümkün olmuyor. Cenazesi Priestown'a götürülüyor, diğer rahiplerin yanına gömülecek o da. Cenaze törenine katılacak Hayalet, ama aslında Priestown'a gitmeyi hiç istemiyor. Çünkü orada yıllar önce yenmeye çalıştığı, ancak yenemediği, karanlığa ait bir yaratık var: Zehir.

   Zehir, Priestown'daki büyük kilisenin altında yer alan devasa mahzende yaşıyor. Gümüş Kapı, onun dışarı çıkmasını engelleyen tek şey. İnsanlara, kendisine yardım etmesi karşılığında, çok büyük ödüller vaat ediyor. Ona yardım eden insanlar sayesinde de, tüm Priestown'a kötülük saçıyor. Artık çok güçlendiği ve bir bedene büründüğü de söylentiler arasında.

   Hayalet'in Zehir'le tekrar karşılaşmaktan çekinmesinin bir sebebi de, cadı kurullarının yıllar önce birleşip, Hayalet'i lanetlemiş olması. Bu lanete göre, Hayalet yerin altında, tek başına ölecekmiş.

   Hayalet'le Tom'un amacı, cenazeden sonra Zehir'in icabına bakmakken, başka bir sorun baş gösteriyor. Sorgulayıcı, tüm Eyalet'ten topladığı tutsaklarıyla beraber Priestown'a gelmiş. Tutsaklarından biri de Alice.

   Sorgulayıcı, insanları cadılıkla veya büyücülükle suçlayıp, onlara çeşitli işkenceler ettikten sonra, onları herkesin önünde idam eden zalimin teki. Hayalet'in de Şeytan'la işbirliği yaptığını düşündüğü için, onu da yakalamaya-ve de öldürmeye- kararlı.

   Aksiyon açısından temposu yüksek, güzel bir kitaptı. Tom'un fedakarlığı insanın gözlerini yaşartıyor canım! Alice ise, gerçekten zeki ve kurnaz, bu kitapta bunu iyice belli ediyor. Hayaletin Çırağı'nı okuyup, sevenlerin, bu kitabı da okuması gerektiği kanaatindeyim.

   Edit:
   Serinin üçüncü kitabı Hayaletin Sırrı'nın yorumu burada.
   Serinin dördüncü kitabı Hayaletin Savaşı'nın yorumu burada.
   Serinin beşinci kitabı Hayaletin Hatası'nın yorumu burada.
   Serinin altıncı kitabı Hayaletin Kurbanı'nın yorumu burada.
   Serinin yedinci kitabı Hayaletin Kabusu'nun yorumu burada.
   Serinin sekizinci kitabı Hayaletin Kaderi'nin yorumu burada.
   Serinin dokuzuncu kitabı Benim Adım Grimalkin'in yorumu burada.
   Serinin onuncu kitabı Hayaletin Kanı'nın yorumu burada.
   Serinin on birinci kitabı Benim Adım Slither'in yorumu burada.
   Serinin on ikinci kitabı Benim Adım Alice'in yorumu burada.
   Serinin on üçüncü kitabı Hayaletin İntikamı'nın yorumu burada.
   Serinin on dördüncü kitabı Hayaletin Cadıları'nın yorumu burada.

Puan: 5

27 Nisan 2014 Pazar

Sıradakinden Alıntı

   ''Şimdiden, daha güzel görünüyor,'' dedim, manzaraya bakmak için durarak.

   Hayalet de yanımda durup baktığım yöne doğru baktı. ''Uzaktan çoğu şey daha güzel görünür,'' dedi. ''Hatta bu çoğu insan için de geçerlidir.''


Tazecik Kitap Yorumu: Hayaletin Çırağı - Joseph Delaney


   Bir zamanlar, Eyalet diye bir yer varmış. Bu Eyalet'te cadılar, hortlaklar, öcüler cirit atarmış. Sonra Hayalet ve çırağı Tom onların hakkından gelmiş...

   Bu kitabı kim çocuk kitabı diye nitelediyse, biraz haksız bir niteleme olmuş. Eğer çocuk kitabı olsaydı ilk paragraftaki gibi olurdu kitap. Ama onun aksine bu kitapta (daha doğrusu seride), bizi harika kurgulanmış bir fantastik dünya bekliyor, aynı zamanda karanlık işler de...

   Yedinci oğlun yedinci oğlu olan Tom, başkalarının hissedemediği karanlığa ait şeyleri hissedebilmektedir. Yedinci oğlun yedinci oğlu olan kimselerde böyle bir yetenek vardır ve bu, Hayalet olabilmek için şarttır, ancak tek başına yeterli değildir.

   Hayalet, insanların huzur ve güven içinde yaşayabilmesi amacıyla karanlığa ait yaratıkları onlardan uzak tutar. Tom da Hayalet'in yeni çırağıdır ve bu işi öğrenmeye başlar.

   Kitapta öcülerin, cadıların, hortlakların tasvirleri, çeşitleri o kadar ince düşünülmüş ki gerçek olduklarına inanabilirsiniz bile :P

   Tom bir gün Hayalet'in haftalık erzağını köyden alırken etrafını köyden bazı çocuklar sarar, ondan yiyecek isterler. Tom vermek istemez, o sırada ormandan sivri burun ayakkabılı bir kız çıkar, çocuklara uzak durmalarını, yoksa Kemikli Lizzie'ye hesap vereceklerini söyler. Hayalet'in dediğine göre sivri burunlu ayakkabı giyen kızlar cadıdır, onlara güvenilmemelidir. Tom hatırlar bunu, ama yine de bu kıza, Alice'e, karşılık mahiyetinde ileride yardım edeceğine dair söz verir. Eh, verdiği sözün bedeli ağır olur, Tom'un başı bin bir türlü belaya girer.

   Bu kitabın fantastik dünyasının şahaneliği bir yana, dili de çok hoşuma gidiyor benim. Tom anlatıyor olayları, son derece samimi bir dili var. Harika bir insan bu Tom; kişiliği olsun, düşünce yapısı olsun. Alice'te cadı olmasının getirdiği bir kurnazlık var, ama o da harika biri, çok fedakar. Hayalet deseniz o zaten ayrı müthiş; cesareti, tavırları... Bu serinin her şeyini ayrı bir seviyorum!

   Bölüm başlarında çeşitli resimler var, kapaktaki teknik kullanılarak çizilmiş. Bunlar da çok hoş. Beni üzen şey ise serinin diğer kitaplarında bu resimlere yer verilmemesi.

   Kitabın arkasında, karanlık bastıktan sonra okunmaması gerektiğine dair bir uyarı var. Yaşınıza veya kurgudan etkilenişinize göre bunu ciddiye alabilirsiniz. İtiraf ediyorum, on yaşımda okuduğumda korkmuştum. Şimdi korkmadım ama, olacak o kadar :P

   Son bir şey, Hayalet solak. Solaklığın önemi var, kitapta da çok vurgulanan bir şey. Öte yandan kapakta asa neden sağ elinde Hayalet'in? Diğer ülkelerin kapak tasarımlarında sol elinde.

   Hayaletin Çırağı öve öve bitiremediğim bir kitap -yorumun başından beri belli zaten-. Serinin onuncu kitabı çıkmış durumda. Ben dörde kadar okudum. Araya başka kitaplar girebilir, ama seriyi tamamlayacağım inşallah.

   Edit:
   Serinin ikinci kitabı Hayaletin Laneti'nin yorumu burada.
   Serinin üçüncü kitabı Hayaletin Sırrı'nın yorumu burada.
   Serinin dördüncü kitabı Hayaletin Savaşı'nın yorumu burada.
   Serinin beşinci kitabı Hayaletin Hatası'nın yorumu burada.
   Serinin altıncı kitabı Hayaletin Kurbanı'nın yorumu burada.
   Serinin yedinci kitabı Hayaletin Kabusu'nun yorumu burada.
   Serinin sekizinci kitabı Hayaletin Kaderi'nin yorumu burada.
   Serinin dokuzuncu kitabı Benim Adım Grimalkin'in yorumu burada.
   Serinin onuncu kitabı Hayaletin Kanı'nın yorumu burada.
   Serinin on birinci kitabı Benim Adım Slither'in yorumu burada.
   Serinin on ikinci kitabı Benim Adım Alice'in yorumu burada.
   Serinin on üçüncü kitabı Hayaletin İntikamı'nın yorumu burada.
   Serinin on dördüncü kitabı Hayaletin Cadıları'nın yorumu burada.

Puan: 5